DELİASİK’ın sayfasına HOŞGELDİNİZ (hasan HASIRCI)

sevgi saygı ve hörmetler :)

Seninle olmanın en’leri??

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?

Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde
hissetmek.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

”Seni seviyorum” sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda
boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve
buradayken bile seni çılgınca özlemek…

Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında
olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek
yan yana… Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte.
Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek… Aynı mekanlarda aynı
yiyecekleri yemek.

Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak…
Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin
şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz
duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek.
Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek
bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak
yüreğime.

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

Nereden bileceksin?

Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi…
Isırmazdım dilimin ucunu… Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.

Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda…
Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.

Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan
denize… Ve her kulaçta haykırırdım seni..

Ama sen hiç benimle olmadın ki…
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN…

Can YÜCEL

Haziran 2, 2007 Yazan: hasan hasırcı | aşık | | Henüz Yorum Yok

“AşK”

AŞIK Bir sirkte palyaço olmaya aday adayıdır.
AŞIK O sirkte maymun da olabilmeyi göze alandır.
AŞIK Bir ipin üstünde denge sopası olmadan yürümeyi başaran tek cambazdır.
AŞIK Elindekini avucundakini, tüm yatırım ve birikimlerini bir anda kaybedebilen tek sihirbazdır.
AŞIK Pul kolleksiyonu hikayesine, gözü kapalı inanandır.
AŞIK Bordroyu bile bir aşk mektubuymuşcasına okuyandır.
AŞIK En dehşet haberlerin içinde, en iyimser kelimeyi ayıklayandır.
AŞIK Kan ter içinde kabuslardan uyanıp aşkına buz kıracağıyla saldırandır.
AŞIK Aldatıldığında, silahını parlatabilme inceliğini gösterebilendir.
AŞIK Asabidir, falakaya gelir-tokata gelir-çimdiğe-tırmığa-tekmeye bile gelir.
AŞIK ın yaşı yoktur, bazen yatı-katı-(de bears’ı)-arabası olabilir.
AŞIK ın kaşı gözü yoktur ama bazen kaşı gözü koparttığı da olur.
AŞIK Taş kafalıdır, kafa kafaya vermeye gelmez.
AŞIK Ferrari gibidir, tasarımı göz alıcıdır, beygir gücü fazladır , gaza bastıkça
havalanır…havalanır…havalanır…
AŞIK Uzaydan gelir, dilini çözünceye kadar delirtir.
AŞIK Filozoftur, Nietzsche’yi ezbere bilir.
AŞIK Lüxtür, benim diyen showroom’larda bulamazsın.
AŞIK Medyatiktir, yalan olduğunu bile bile inandırır.
AŞIK Ziyandır, kafayı bulandırır, ruhu sulandırır.
AŞIK Kaşardır, 669.dan sonra şaşırtmayı bırakır.
AŞIK kalfa değil ustadır ama bu yolda kalfalara da saygı duymak gerekir. Ne de olsa şimdiye kadar
yamak’ın önüne geçen olmadı!
AŞIK Lanetlidir, yıllar sonra hortlar… Korku filmlerinde bile bu kadar dibin düşmez.
AŞIK Fransızdır, bakınız fransız filmlerine en iyi aşk filmleri onlardadır. asıl olay bakışlar ve
duygulardır…
AŞIK Tifodur, tüberkülozdur, tifdruk , travmatolojik ve trigonometrik gibi vakaları da bulunur.
AŞIK Dublextir, triplextir, katlar arası seyrüseferdir.
AŞIK Bulunduğu anda yitirilen, yitirildiği anda bulunan , bir görünüp bir kaybolan bir çizgi film
karakteridir. Süpermen’dir, öz öz Süpermen’dir, Şeker kız Candy’dir, Heidi’dir hatta Cin Ali’dir.
AŞIK Kurbağadır, prensesine sesini duyurmak uğruna vıraklamaktan boğazı delinir.
AŞIK Prensestir, binlerce kurbağayı öper ama kurbağa yine kurbağadır.
AŞIK Bir-iki tek viski atınca stardır, kraldır, kraliçedir, hükümdardır.
Sokağa çıkıp da bir iki yalpalayınca paparazzilik olur, alay olur, rezil olur, çok kötü olur…
AŞIK krem şanti gibidir, tuzluya uymaz tatlıya şahane yakışır.
AŞIK kıymalı börek gibidir, taze, sıcak ve çok yendiğinde hazımsızdır.
AŞIK Tek taraflı bir iletişim aracıdır, iletirsin ve orada kalır.
AŞIK bağırır, çağırır, arada bir susar, bekler, nadiren durulur.
AŞIK Dengesizdir, bu gün söylediğini yarın unutur.
AŞIK Takım elbise giyebilir ama kibarlık soyununca bitebilir.
AŞIK Dekolte bluz de giyebilir ama konuşunca herşey değişebilir.
AŞIK öküz değildir, karizmatik’tir, bakışlarıyla konuşabilir…
AŞIK Türbe gibidir, yıllar geçse de üstünden, arada bir ziyaret gerektirebilir…

Ve biliyor musunuz bütün bunları mümkün kılan tek bir kişidir. Allandırır, pullandırır,
gururlandırır, ipte sallandırır, yüzünü kızartır, kendinden utandırır, şımartır, taklalar attırır…
Ama bunlar aşkın şanındandır…
Hala bir AŞIK olabileceğinize inanıyor musunuz?İnanın inanın… ‘mutlu aşk’ var mıdır bilmem ama ‘mutlu AŞIK’ vardır.Hayatınızda bir kez olsun, sizi böylesine ‘Şebek’ yapan biri olmamışsa, zaten herşey sıradandır…Ve bütün bir hayat boşa yaşanmıştır…

Haziran 2, 2007 Yazan: hasan hasırcı | aşık | | Henüz Yorum Yok